GenelYaşama Sanatı

Ekşisözlük Yazarının Yalanı Nasıl Belgelendi? İtibar Suikastçisi Ekşi Yazarından İtibarımı Nasıl Geri Aldım?

Ekşisözlük Türk internetinin bir dönemine damga vurmuş bir site. Buna diyecek bir şey yok. İnternetin gizemli, rumuzlu dönemlerinde klavye başında bilgisayarının arkasına saklanana sınırsız özgürlüğün sağlandığı eski dünya düzeninde yeri olan bir yapıydı.

O dönemde henüz internetin kuralları konmamış, devletler internet hukuklarını belirlememiş, internetin milli güvenliği tehdit eden yönleri deneyimlenmemişti.

Ancak öyle bir döneme geldik ki en özgürlükçü görünen, bilinen devletler için bile dijital kurallar, kanunlar değişmeye başladı.

İnternet özgürlüktür döneminin yerine geldiğimiz dönemi Senin yumruk atma özgürlüğün benim burnumun başladığı noktaya kadardır diye tanımlayabiliriz.

Yıllardır çeşitli kimliklerimle kamuoyu huzurunda olan biri olarak arada sırada neler yazılmış diye bakıyorum Ekşisözlük’e. Şimdiye kadar yapıcı bir şekilde, objektif bir eleştiri geldi mi derseniz, hayır gelmedi.

Hakkımda yazılmış daha önceki yorumlar beni subjektif ve haksız da olsa çok rahatsız etmedi. Çünkü okuyan kişiyi yanıltıcı bir durum yoktu ortada. Okuyan kişi “yazanın görüşü” deyip geçebilirdi.

Ancak son gelen bir yorum vardı ki okuduğumda şaşkınlığımı gizleyemedim.

Şirketim Desnet‘te 15 yıldır kendi alanımız olan el terminali konusunda iyi işler yapmaya çalışıyoruz. Gelen yorum Ömer Ekinci başlığının altında olsa da şirketimin aynı zamanda yüzü de ben olduğum için şirketimi de etkiliyordu.

İşte o gelen yorum:

Çok şaşırmıştım. 15 yıllık geçmişi taradım. Çok zaman itibarımızı korumak için zarar etmeyi göze aldığımız olmuştur. Elbette hiç kimse mükemmel değil, hiçbir şirket kusursuz olamaz. Ama ismine yatırım yapan, 15 yıllık bir şirket parasal karşılığı ne olursa olsun arkasında kötü bir iz bırakmaz.

Öncelikle ekşisözlük’e yazdım. Bu yazılanın bir ticari itibar suikasti olduğunu, bir yazarlarının aslını-astarını soran bir mekanizma olmadığı için bu kadar kolay bir şekilde itibarımızı zedelemesine müsaade etmemeleri gerektiğini yazdım.

İşte ekşisözlük’ün cevabı

İlginçti çünkü yazarları sınırsız özgürlüğe sahipken yazarın yazdığına yönelik itiraz için çok sayıda hukuki şart koşuyorlardı. Tam bir kuzu-kurt hikayesi, hani “suyumu bulandırıyorsun” meselesi…

Önce mahkemeye gitmeye karar verdim. Sonra kırmızıyla işaretlediğim bölümü tekrar okudum.

İşte aradığım şey buydu.

Öyle bir cevap vermeliydim ki bu “ya tutarsa” çamuru gerisin geriye atana gitmeliydi.

Gidip de kendimi savunup, öyle değil böyle diyerek değil. Bir teklif sunmak geldi aklıma.

Cevabı yazıp ekşisözlük yönetimine gönderdim. Öyle ya, böylesine bir beceriksizlik yaptıysak, bu kişiyi arada ve zorda bıraktıysak telafi etmeliydik.

Hem de tamamını.

Hem de döviz bazında.

Hem de bu olay ne zaman yaşanmış olursa olsun.

Siz bir zarara uğramış, bir firmada böyle bir memnuniyetsizlik yaşamış ve bunu da internette bir mecrada yazmış olsanız, firmanın yetkilisi de size böyle bir imkan sunsa ne yaparsınız?

Siz, ben ya da her kimse, herhalde böyle bir açık çeki karşılıksız bırakmazdı değil mi hiçbir aklı başında insan?

Evet… Bu açık çek karşılıksız kaldı.

O itirazımla, başvurumla kaldırılmayan yorum bir anda kendiliğinden yok oldu.

Ekşisözlük yönetimine tekrar yazıp yorumun neden kaldırıldığını sordum.

Normalde yarım saatte cevap veren ekşisözlük yönetimi de sağır ve dilsiz olmuştu.

Yorumu kaldırınca benim istediğim olmuş olacaktı, çok da üstüne düşmeyecektim muhtemelen hesaplarına göre.

Ama çok bariz bir şeyi ortaya koydu bu yaşanılan olay.

Evet, bu kadar basitti bir kişinin ve bir şirketin itibarını zedelemek.

Yorumu kaldırtmak çok zordu nasılsa, özgürlükçü (!) ekşisözlük yönetimi kapı gibi arkasındaydı maskeli yazarlarının. Mahkemeye gideyim desen bir ton uğraş, dava açmak yerine erişim yasağı getirtsen sanki gizlemek istediğin bir şeyler varmış gibi olacak, üstüne diğer yazarlar üstüne çullanacak ve adın “sansürcüye” çıkacak.

Bir müşterim el terminali otomasyon projesinde benim şirketimi araştırırken şahsıma ulaşacak, adımı google’da aradığı zaman ekşisözlük sayfası çıkacak. Oraya girdiğinde de Ömer Ekinci’nin ve dolayısıyla Desnet’in ne kadar sözünde durmayan (!), işinin hakkını vermeyen (!) ve çalışılmaması gereken bir şirket olduğunu görecek.

Ne güzel dünya değil mi? Ne kadar kolay.

Siz o yorumu kaldırdınız ama ben bu yazıyı işte tam da buraya koyuyorum.

İnsanlar görsün sizin sahte özgürlük yalanlarınızı, tek taraflı ve hep kendinize işleyen özgür bakış açınızı ve kimse korkmasın “ekşisözlük’ün diline düşerim diye.

Bitti döneminiz, düştü maskeniz, çıktı foyanız.

Şimdi o maskenizi yavaşça yere bırakın.

Önceki İçerik

Desnet Teknoloji Kurumsal Kimlik yenilendi, işte yeni yüzümüz!

Sonraki İçerik

En son hikaye.

1 Yorum

  1. Mehmet Ali Korkmaz
    5 Eylül 2017 at 11:07 — Cevapla

    Kesinlikle sonuna kadar haklı bir yazı. Ekşi sözlük yazarları adı verilen bu topluluk kendi veya rakip firmalar için çalışan ve tamamen çıkarları uğruna başka firma/kişileri karalayan topluluktur. Başkalarını hiçe sayan kendini üstün gören bu siteye yasalarımızın Wikipedia’yı kapattıkları gibi kapatması en doğrusu olacaktır.
    Ellerine sağlık Ömer Ekinci

Mehmet Ali Korkmaz için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>